BAYBURT
Bilgiler
Bölgesi: Dogu Karadeniz Bölgesi
Yüzölçümü: 3652 (km2)
Nüfus: (2000)
Nüfus yoğunluğu: (kişi/km2)
Plaka kodu: 69
Telefon kodu: 458
Tarihçesi
Eski çaÄŸlarda halcilerin yaÅŸadığı sahada yer alan Bayburt’un bir müddet Roma İmparatorluÄŸu hakimiyetine girdiÄŸi ve bu imparatorluÄŸun ikiye ayrılması üzerine DoÄŸu Roma toprakları içinde kaldığı bilinmektedir. Bizans İmparatorluÄŸu teÅŸkilatına göre ülke, bugünkü eyaletlere benzer bir takım temalara ayrılmıştı. Bayburt Heldia temasına baÄŸlıydı ve bu eyaleti meydana getiren yedi piskoposluÄŸun dördüncüsünü meydana getiriyordu. İmparator Justinianus tarafından kalesinin tahkim ve tamir edildiÄŸi bilinen Bayburt, Arap fetihleri sırasında Bagrat sülalesinin hakimiyeti altında bulunmaktaydı.
Bayburt ve yöresi, Türklerini Anadolu’da ilk yerleÅŸtikleri bölgelerdendir. TuÄŸrul Bey’in Anadolu seferi (1054) sırasında Bayburt, Çoruh nehri ve Karadeniz daÄŸlarına (Parhar) uzanan sahalara akınlarda bulunan Selçuklu kuvvetlerinin hücumlarına maruz kaldı ise de fethedilemedi. Kesin Türk hakimiyeti Malazgirt zaferinden sonra gerçekleÅŸti. Åžehir 1072′den 1202′ye kadar bazen Erzurum yöresinde hüküm süren Saltuklar’ın bazen de DaniÅŸmendiler’in hakimiyetinde kaldı. Bir ara Trabzon imparatoru I.Alexis Comnen’in kumandanı Theodore Gabras tarafından iÅŸgal edildiyse de, kısa süre sonra yeniden DaniÅŸmendli hakimiyetine girdi. (1098) Selçuklular 1202′de Saltuklu Devletine son verince Bayburt’u da ele geçirdiler.
Bayburt’un asıl geliÅŸmesi, Süleyman Åžah’ın kardeÅŸi Erzurum Meliki Mugisuddin TuÄŸrul Åžah ve oÄŸlu Cihan Åžah (1020-1230) döneminde oldu. TuÄŸrul Åžah Bayburt kalesini yeniden inÅŸa ve tahkim ettirdi. I:Alaeddin Keykubad tarafından MoÄŸollara karşı sınırlar kuvvetlendirilirken Bayburt da Erzurum ile birlikte Konya’ya baÄŸlandı. 1243 KösedaÄŸ savaşının ardından MoÄŸolların Anadolu’yu istilası esnasında yapılan anlaÅŸma gereÄŸi Baybırt Selçukluların kontrolünde kaldı. Bu durum 1291′de burada Giyaseddin Mesud tarafından para bastırılmasından anlaşılmaktadır.
İlhanlılar devrinde Tebriz-Trabzon yolu üzerinde bulunması sebebiyle daha da geliÅŸen Bayburt, Ceneviz ve Venedik kervanlarının konakladığı bir yerdi. MoÄŸolistan’a giderken buraya uÄŸrayan Marko Polo ÅŸehirde zengin Gümüş madenlerinin bulunduÄŸunu belirtir. Hatta İlhanlılar buradan yüklü bir vergi geliri temin ediyorlardı. Bu dönemde Darül Celal adı ile anılan ve iktisadi bakımdan canlılık kazanan ÅŸehir aynı zamanda bir kültür merkezi durumundaydı. Burada Mahmudiye ve Yakutiye medreseleri kurulmuÅŸ, Mevlevilik geliÅŸme göstermiÅŸ, ayrıca ahilik teÅŸkilatı da yayılmıştı.
Son İlhanlı hükümdarı Ebu Said Bahadır Han’ın ölümünden sonra (1334) Bayburt, EretnaoÄŸulları’nın eline geçti. Zaman zaman Erzincan Beylerinin hücumlarına uÄŸrayan ÅŸehir, bir ara Mutahharten’in idaresine girdi. Fakat çok geçmeden Kadı Burhaneddin zamanında Akkoyunlu beylerinden Kutlu Bey oÄŸlu Ahmet Bey’in yardımı ile alındı ve Ahmet Bey’e ikta olarak verildi. Bir ara Karakoyunluların da eline geçen ÅŸehir sonra tekrar Akkoyunluların eline geçti ve uzun süre öyle kaldı.
Bayburt yöresi 1501′de bir ara Safeviler tarafından alındı. Bu dönemde Trabzon valisi olan Yavuz tarafından bu bölgeye akınlar yapıldı (1507). Yavuz tahta çıktıktan sonra da çıktığı İran seferinde bir kısım kuvvetlerini Bayburt üzerine gönderdi. Ekim 1514′te Bayburt Åžah İsmail’in elinden alındı. Bundan sonra Bayburt Erzincan ile birlikte Trabzon Beyi Bıyıklı Mehmet PaÅŸa’ya verildi ve Sancak merkezi ilan edildi.
Kanuni’nin İran seferi sırasında önemi daha da artan Bayburt kalesi 1541′de esaslı bir tamir gördü. 1553′te Åžah Tahmasb’ın akınlarına ÅŸahit olunduysa da, bundan sonra XIX. Yüzyıla kadar önemli bir olay yaÅŸanmadı. 1828-1829 Osmanlı-Rus savaşı esnasında Rus birliklerinin iÅŸgaline uÄŸradı. 1878 ve 1916′da Ruslar tarafından yeniden iÅŸgal edilen Bayburt bu iÅŸgaller sırasında önemli oranda tahrip edildi.
1927′ye kadar Erzurum’a baÄŸlı olan Bayburt bu tarihte Gümüşhane’ye baÄŸlandı. 21.06.1989 tarihinde 3578 sayılı yasa ile il statüsüne kavuÅŸtu.
Coğrafyası
Bayburt ili 40 derece 37 dakika kuzey enlemi ile 40 derece 45 dakika doÄŸu boylamı, 39 derece 52 dakika güney enlemi ile 39 derece 37 dakika batı boylamı arasında yer alır. DoÄŸu ve GüneydoÄŸusunda Erzurum, batısında Gümüşhane, kuzeyinde Trabzon ve Rize, güneyinde Erzincan illeri ile çevrili Anadolu’nun kuzey-doÄŸusunda Çoruh nehri kenarında ve denizden 1550 metre yükseklikte kurulmuÅŸ 3652 km2 yüzölçümü olan bir ildir.
Bayburt ve çevresi yeryüzü şekilleri bakımından genel olarak üç bölümden oluşmaktadır. Birincisi sahanın batı yarısını oluşturan Bayburt ovası, ikincisi akarsuların oluşturduğu vadiler ve üçüncüsü de yörenin etrafını çevreleyen ve doğu yarısında yer tutan dağlık alanlardır.
Yaklaşık 900 km2′yi bulan Bayburt ovası 1450-1750 metre arasında deÄŸiÅŸen yüksekliktedir.
Arazinin %45′ini oluÅŸturan daÄŸlık alanda; Pulur (2300 m), Otlukbeli (2520 m), Saruhan (2400 m), ÇoÅŸan (2963m), Kop (2600 m), ve ÇavuÅŸkıran (2850 m) daÄŸları güney kesimde batıda doÄŸuya doÄŸru sıralanır. Kuzey kesimde ise; Zülfe (2750 m), Kemer (2856 m), SoÄŸanlı (2750 m), Haldize (3000 m), Kırklar (3350 m) daÄŸları mevcuttur. Çoruyh nehrinin çizmiÅŸ bulunduÄŸu yayın orta bölümündeki sahanın doÄŸusunda ise; Kaledere tepesi (2500 m) ve Ziyaret tepesi (2400 m) yer alır.
İldeki Kop ve Soğanlı dağlarında çok sayıda yaylalar mevcuttur. Çoruh nehri ise 3239 metre yükseklikteki Mescit dağından doğarak güneydoğudan il sınırlarına girmekte ve Çoruh vadisine girerek ili terk etmektedir. İlin Soğanlı dağları üzerinde Haldizen (Balıklı Göl) ve Göloba (Atlı Göl) gibi bazı krater gölleri de mevcuttur.
Ekonomisi
Ekonomik hayat, tarihi gelişim içinde temel değiştirmemiştir. Ticaret ve sanayiin gelişmediği ilde tarım ve hayvancılık başlangıçtan beri ekonomiyi sürükleyici bir rol oynamıştır. Tarım ürünü olarak ilde hububat çeşitleri, yem bitkileri, şeker pancarı ve az da olsa meyve sebze üretimi yapılmakta, genelde ilin sebze ihtiyacı diğer illerden karşılanmaktadır. Arazinin büyük bir kısmı kıraç olup Çoruh vadisinde; Aydıntepe ve Sünür ovalarında sulu tarım yapılmaktadır.
Hayvancılık ilin geçim kaynaklarından en önemlisidir. Arazi hayvancılık yapmaya çok elverişlidir. Mera hayvancılığı yapılmaktadır. Son yıllarda besi hayvancılığına doğru bir gelişme gözlenmektedir. Süt inekçiliği ıslah çalışmaları da devam etmektedir. İlimiz ilçe ve köylerinde arıcılık yapan aile sayısında büyük artış gözlenmekte, il sathında çok nefis kokulu bal üretimi yapılmaktadır.
Bayburt ili çok eski transit ticaret yolu olan Trabzon-İran arasındaki “İpek ve baharat yolu”nun bir durağıdır. Ekonomisi tarım, hayvancılık ve ticaret ağırlıklıdır. Tarım dışında kalan ekonomik yapısı, üretim yolu ile satışa arz ÅŸeklinde deÄŸil, dışarıdan getirip satışa sunma ÅŸeklinde geliÅŸmiÅŸtir.
Tarihi yerler
Bayburt Kalesi
Şehrin kuzeyindeki yalçın kayalar üzerinde inşa edilmiş olan Kalenin ilk defa kimler tarafından yapıldığı kesin olarak bilinmemektedir. Bagrat Sülalesi (885-1044) zamanında varlığından söz edilen Kalenin çok daha önce miladın ilk yüzyıllarında mahalli prens ve krallıkların mücadelesine konu olduğu anlaşılmaktadır.
Kale Türklerin eline geçmeden önce; Roma, Ermeni, Bizans, Arap ve Komnenos hakimiyetinde kalmıştır. Zengin bir tarihe sahip olan kalenin birçok defa onarım gördüğü duvarlarındaki farklı inşaat ve tarih kaynaklarından anlaşılmaktadır.
Halk arasında Çinimaçin Kalesi de denilen Kale, dede Korkut hikayelerinden “Kam Büre OÄŸlu Bamsı Beyrek Boyunu Beyan Eder” adını taşıyan hikayede Beyrek’in (Bey Böyrek veya Bamsı Beyrek) fethedip ün kazanmak üzere yola çıktığı kaledir.
Dede Korkut Türbesi
İlin güney doÄŸusunda merkeze 39 km mesafedeki Masat Köyü yakınında bulunan, yapılış ÅŸekli ve mimarisi ile çok eskilere dayandığı anlaşılan ve halk arasında Ali Baba diye geçen türbenin, Dede Korkut’a ait olduÄŸu Åžair Orhan Åžaik Gökyay tarafından ortaya konulmuÅŸtur. Ali Baba veya Büyük Baba adıyla anılan türbeyi inceleyen Gökyay 1986 baskılı “Dede Korkut Hikayeleri” adlı kitabında türbenin resimlerini de vererek Dede Korkut’a ait olduÄŸunu ifade etmiÅŸtir. Türbe üzerinde eski Türkçe ile 718 tarihi okunmaktadır.
Her yıl Temmuz ayının 3. haftasında uluslararası düzeyde dede Korkut Kültür ve Sanat Şöleni düzenlenmekte, şölen esnasında ilde Dede Korkut’la ilgili sempozyum, sergi, ÅŸiir gibi dallarda faaliyetler yapılmaktadır.
Pulur FerahÅŸat Bey Camii
Demirözü ilçesine baÄŸlı Pulur kasabasında Akkoyunlulardan Korkmaz Bey’in oÄŸlu FerahÅŸat Bey tarafından yaptırılmıştır.
Sünür Kutlu Bey Camii
Akkoyunluların kurucusu Turali bey oÄŸlu Fahrettin Kutlu Bey tarafından yaptırılan caminin kapısı üzerindeki kitabeden 1550 yılında onarıldığı anlaşılmaktadır. Minaresi ise 1616 tarihi taşıyan tarihi bir kitabeye sahiptir. İran Åžahı Tahmasp’ın iÅŸgali sırasında tahrip edilmiÅŸ ve bu olay kapı üzerindeki kitabede yer almaktadır. Kanuni döneminde 1550 yılında onarım görmüştür.
Aydıntepe Yeraltı Şehri
Aydıntepe ilçesinde yer alan kent, tüf içerisinde, yüzeyden 2-2,5 metre derinde, başka yapı malzemesi kullanılmadan ana kayaya oyulmuş galeriler, tonozlu odalar ve bu odaların açıldığı daha geniş mekanlardan oluşmaktadır. Yaklaşık bir metre genişliğinde ve 2-2,5 metre yüksekliğinde tonoz örtülü galeriler yer yer her iki yanda genişlemektedir. 3-8 metrekareye yakın planlı odalar bu mekana açılmaktadır. Gözetleme mekanlarının oluşturduğu havalandırma amaçlı konik biçimdeki deliklerin galeri odaların aydınlatılması amacıyla duvarlara oyukların açıldığı görülmektedir.
Bunun tarihi Halde şehrine ait olduğu söylendiği gibi, geç Roma veya erken Hıristiyanlık devirlerine ait olabileceği de söylenmektedir. bunların yanı sıra aydıntepe ilçesine bağlı GÜMÜŞDAMLA köyünde bulunan ve bu zamana kadar korunan sarkıç köprü ihtişamını kaybetmemiştir
Sarıkayalar Şelaleleri
Bayburt -Erzurum karayolunun 6km’sinden ayrılarak 16km daha yol aldıktan sonra ulaşılan Sarıkayalar ÅŸelaleleri, ilin merkez Sarıkayalar köyünün giriÅŸinde ve köy içinde olmak üzere iki tanedir. Yaz aylarında çevreleri mesire yeri olarak kullanılan her iki ÅŸelalede görülmeye deÄŸer doÄŸal güzelliklere sahiptir.
Yakutiye Camii
Bunlardan baÅŸka Bayburt’ta Yukarı Hinzeverek camii, Yakutiye Camii, Zahit Efendi Camii, Çarşı Hamamı, bent Hamamı, PaÅŸaoÄŸulları (Kondolotlar) Hamamı ve Åžehit Osman Türbeleri gibi tarihi ve turistik deÄŸeri olan eserler de vardır.
MaÄŸaralar
Çimağıl Mağarası
İl merkezine 35 km mesafedeki Çimağıl köyünün Taşındibi mahallesindedir. Mahalleden sonra yaya olarak yaklaşık bir saatte ulaşılabilen mağara, 600 metre uzunluğunda ve 11 bölümden oluşmaktadır. Tavan yüksekliği yer yer 30 metreyi bulmakta, güzel sarkıt ve dikitlerin yanı sıra mağarada yer yer su birikintileri de vardır.
Helva Köyü Buz Mağarası
Helva Köyünde yer almaktadır. İl merkezinden 33 km mesafede, hemen köyün yamacında yer alan mağaranın içinde Buzdan oluşmuş sarkıt ve dikitler bulunmaktadır. Köy halkı tarafından değişik zamanlarda soğuk hava deposu olarak kullanılmış olan mağara buz oluşumlarının değişik şekillerini yansıtmaktadır.
Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuz yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.

Yorumlar
Henüz Yorum Yok.
Yorum Yazın