Baykal’ın görevi umut yaratmak olmalı
Fikret Bila Yön
CHP lideri Deniz Baykal, kurultayda, “Benim işim arkadaşlarımla uğraşmak olamaz, bu bana yakışmaz” derken doğru bir saptama yapıyordu.
CHP’nin 32. kurultayına giderken rakipsizdi. Baykal’a karşı lider adaylığına soyunan isimlerin parti içinde ve toplumda yarattıkları bir rüzgâr yoktu. Baykal’ın liderliği, nitelikleri, birikimi, deneyimi karşısında onu aşan bir kimlik ve en azından delegeleri sürükleyecek, heyecanlandıracak bir yeni ideolojik açılım ve somut bir program söz konusu değildi.
Neye muhalefet?
CHP’de yıllardır bitip tükenmek bilmeyen küçük hesaplar, bir türlü kenara çekilmeyen bildik tanıdık isimlerin o günkü çıkarlarına göre saf tutan, parti içi hesap dışında neye inandığı, niye muhalefet yaptığı bilinmeyen “meslekten” kıdemli politikacılar yine sahnedeydi…
1970’lerden beri duruma göre Ecevitçi, Baykalcı, İnönücü, Gürkancı, Karayalçıncı; tekrar Ecevitçi, sonra yine Baykal’cı, birkaç gün sonra Baykal muhalifi olan isimlere bakıyorsunuz, yine aynı isimler. Dünkü kurultayda da yaşların ilerlemesi dışında bir değişiklik yoktu. Düne kadar Baykal’a yapışık gezen kıdemli isimlere bakıyorsunuz, henüz tanıştığı yeni adayın sağına veya soluna kurulmuş; arkasında ben varım imajı yaratıyor. Bir diğeri de öbür yeni adayın arkasında fotoğraf veriyor.
Neden muhalif olduğu belli değil.
Baykal’ın hangi politikasına muhalif ve kendi fikri ne? Neden düne kadar Baykal’ın her sözünü -konuşmaktan çekindiği için- başıyla onaylıyordu da, bugün “gücünü” bir başkasının arkasına yığmış durumda? O kadar muhalif ve o kadar güçlü idiyse bunu Baykal’ın yanındayken niye kullanmadı?
Soruları artırmak mümkün…
CHP’nin dünkü kurultayında “fikir”den kaynaklanan bir muhalefet hareketi yoktu.
Umut vermek
CHP son dönemde savunmadaydı…
Giderek daraltılan bir alanda laiklik ve ulusal bütünlük başta olmak üzere cumhuriyetin kuruluş felsefesini, bu felsefenin ilkelerini ve kurumlarını savunmak zorundaydı.
CHP’li olup da Baykal’ın laiklik ve ulusal bütünlük konusundaki çizgisini doğru bulmayan yoktur. Lider adaylarından hiçbiri de çıkıp laiklik ve ulusal bütünlük konusunda daha farklı bir duruş sergileyemez.
CHP’nin ve CHP’yi büyüteceğini iddia eden yeni isimlerin, laiklik ve ulusal bütünlük çizgisinden ödün vermeden, diğer alanlara yönelmeleri gerekir.
Baykal’a düşen görev liderlik ise umut vermek olmalıdır. Baykal, iktidar umudu yaratmadıkça, CHP’nin alanını genişletmesi mümkün değildir. Baykal, yeni ve genç kadrolarla, yeni ve uygulanabilir somut projelerle yollara düşmelidir. Halk, CHP’nin, ülkeyi emanet edebileceği kadrolara sahip olduğunu görmelidir. Bu CHP’nin başaramadığı bir şey değil.
Geçmişte CHP umut oldu ve seçim kazandı.
Yine yapabilir.
Ama önce umut erozyonunu durdurmalıdır.
Baykal, CHP’nin sadece laiklik ve ulusal bütünlük çizgisinde bir savunma hattı olmadığını göstermelidir.
Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuz yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.

Yorumlar
Henüz Yorum Yok.
Yorum Yazın