Felakete endeksli araçlar!
“Dünyada tarım köklü deÄŸiÅŸikliklere uÄŸradı. Bu yeni dönemde birçok ülke gibi Türkiye de tarım politikasını gözden geçirmek zorunda”: TÜSİAD dün açıkladığı “Türkiye’de tarım” konulu raporunda bu tespiti yapıyor.
Ama ilk kez deÄŸil. 1999′daki “Tarım politikalarında yeni denge arayışları” raporunda da, 2005′teki “21′inci yüzyılda Türk tarımı” raporunda da, yine 2005′teki “Yeniden yapılanma arayışları” raporunda da bu öneri tekrarlanıp durdu.
Tarımdan sorumlu olanlar her defasında TÜSİAD’a “Haklısınız” deyip bildikleri, daha doÄŸrusu siyasal kaygılarla deÄŸiÅŸtirmekten çekindikleri politikaları sürdürdüler.
Ancak artık bu politikalar sürdürülebilir olmaktan çıktı. Çünkü “Sanayiye girdi saÄŸlayan sektör” gözüyle bakılan tarım, doÄŸal statüsüne döndü: İnsanlığı besleyen sektör!
Tarımı dönüştürmek
Üstelik TÜSİAD BaÅŸkanı Arzuhan DoÄŸan YalçındaÄŸ’ın raporu sunuÅŸ konuÅŸmasında belirttiÄŸi gibi, dünyadaki beslenme kriziyle “Tarım politikalarında eski yaklaşımı deÄŸiÅŸtirmek konusunda yeni bir fırsat yakalamış durumdayız.” Yapısal sorunların üstüne cesaretle gidilirse Türkiye, AB’nin enerjiden sonra beslenmede de güvencesi olabilir. Zira YalçındaÄŸ’ın da hatırlattığı gerçek ÅŸu: “Önümüzdeki 40 yılda gıdaya olan küresel talep iki ya da üçe katlanacak. Bu da beslenmeyi geleceÄŸin en önemli sorunu haline getiriyor.”
Beslenme sorunu ise bir başka sorunu derinleştiriyor: Beslenme sorunundan beslenenler! En temel insan hakkını kazanca dönüştürenler.
Tarım Bakanı Mehdi Eker, TÜSİAD toplantısında tarım ürünlerinde fiyat artışlarının devam edeceÄŸi beklentisinin “Fonların emtia piyasasına yönelmesine yol açtığı”ndan söz etti. Yönelmek ne demek; akbaba gibi üşüştüler!
Belçika ÅŸu sıralar KBC bankasının yeni yatırım aracını tartışıyor. Banka 6 tarım ürününün (BuÄŸday, kakao, kahve, ÅŸeker, mısır ve soya) fiyatlarındaki artışa endeksli bir hayat sigortası yarattı. Ve ÅŸu sloganla piyasaya sürdü: “Su sıkıntısı ve ekilebilir toprakların azalması nedeniyle besin maddelerinin fiyatları sürekli artacak. Bu fırsatı iyi deÄŸerlendirin!” Sol partiler ve sivil toplum örgütleri kıyameti koparıyorlar:
“MüthiÅŸ” bir fırsat!
“Dünyanın öbür ucunda insanlar açlıktan ve susuzluktan ölürken, felaketleri spekülasyon aracı yapmak ahlakla baÄŸdaşır mı?”
BaÄŸdaşır, baÄŸdaşır… Finansal kapitalizm öyle azdı ki, doÄŸal afetleri bile “Yatırım aracı” olarak görmeye baÅŸladı. ÖrneÄŸin Avustralya’da kuraklık yığınla “Hedge fon” yöneticisine göbek attırıyor. Çünkü Chicago Borsası’nda tahıl fiyatlarını zıplatıyorlar. Myanmar’daki facia da onlara bayram yaptırdı. Çünkü pirinç üretiminin büyük bölümü mahvoldu. Myanmar yılda 600 bin ton pirinç ihraç ediyor. Bu yıl edemeyecek. Yani daralan piyasadan 600 bin ton daha eksilecek. Bu da spekülatörler için “Ekstra kazanç” olacak! Saygın İngiliz dergisi “New Statesman” şöyle yazıyor:
“Tarım ürünlerinin fiyatı arttıkça kazançlar ÅŸiÅŸiyor. Kazançlar ÅŸiÅŸtikçe baÅŸka yatırım fonları da piyasaya giriyor. Onlarla birlikte fiyatlar yeniden artıyor. Sorun ÅŸu: Günde 2 doların altında gelirle yaÅŸayan ve dünya nüfusunun yarısını oluÅŸturan 2.8 milyar kiÅŸi arasında yer alıyorsanız, bu kazançların bedelini hayatınızla ödüyorsunuz.”
İnsanoÄŸlu hiç bu kadar insanlıktan çıkmamıştı…
Erdal ÅžAFAK.
Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuz yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.


Yorumlar
Henüz Yorum Yok.
Yorum Yazın