Kas 12
Her dört kişiden biri mutlaka bir gün depresyona giriyor…
Tüm dünyada her dört kişiden biri, yaşamanın belli döneminde depresyon yaşayabiliyor. Depresyonla diğer kaygı bozuklukları bir arada görülebildiği gibi iç içe de geçebiliyor. Özellikle kişi üzüntü veren bir yaşam olayı geçirdiğinde, eğer depresyondaysa bir anda panik atak geçirebiliyor. Yani tabloya panik atak eklenebiliyor.
Normalde kalbimizin atışını kontrol etmeyiz, […]
Eki 25
‘Dişçi koltuğunu andıran bir iskemleye oturuyorsunuz ve bir psikiyatrist başınızın üzerine metal bir bobin yerleştiriyor.’ İşte depresyonda yeni yöntemin ayrıntıları
Dişçi koltuğunu andıran bir iskemleye oturuyorsunuz ve bir psikiyatrist başınızın üzerine metal bir bobin yerleştiriyor. Hızlı manyetik vurular saçlı derinize ve kafatasınıza nüfuz ediyor ve sol prefrontal korteksinizde hafif bir elektrik akımı oluşturuyor. Kısaca TMU olarak […]
Haz 03
Bugün, akıl hastalığı üzerinde çalışmalar yapan pek çok araştırmacı, psikolojik hastalıkların gerek genetik mirastan ve fizyolojik durumlardan, gerekse içsel psikolojik dinamikler ve çevresel etmenlerden kaynaklandığını düşünüyor BİYO-PSİKO-SOSYAL PERSPEKTİF
İşte akıl sağlığına bu bütünsellikten bakan görüşe biyo-psiko-sosyal perspektif deniyor. Bu görüş, akıl ve bedeni birbirinden ayırmamak gerektiğini savunuyor.
Biyolojik etmenler: Evrim, bireysel genler, beyin yapısı ve kimyası.
Sosyal etmenler: […]
May 02
Stres, hayatımızın kaçınılmaz bir parçasıdır. Herkes hayatını daha kaliteli, anlamlı, hoş yaşanan bir hale getirebilmek için stres kaynaklarının farkına varıp etkili bir biçimde baş edebilmeyi öğrenmelidir. Stresin olumsuz etkilerini mümkün olduğu kadar kaynağında çözümleyerek hayatının diğer alanlarından uzaklaştırabilmeyi becermek zorundadır. Bir başka deyişle, stressiz bir hayat beklentisi yerine stresle başa çıkabilme becerisini amaçlamalıyız.
May 02
Çağdaş bir psikoloji akımıdır. Kurucuları Geştaltçılardan etkilenmiştir. Varoluşçu felsefe akımının görüşlerini benimsemişlerdir. Bu yaklaşımın öncü ve temsilcileri Rogers, Maslow, Sartre, Charolette Bühler, Frankl, Binswagner’dir.Davranışçı ve psikanalitik yaklaşımlara karşı görüşleri vardır. Özellikle insanı ele alışları açısından öteki ekollerden ayrılırlar. Bu yaklaşıma göre insan kendine göre bir değerdir, belli bir toplum düzeninin yada iş örgütüdür, aracı haline […]
May 02
Psikopatiya Yunan sözü olup “psiche-beynin özel fonksiyonu; aklî, hissî, mânevî, idrak v.s. kabiliyetlerinin bütün tiplerini kapsayan anlayış, “patos” ise bozukluk (hastalık), ızdırap çekmek demektir. Psikopati denildiğinde kişiliğin anomalisi veya şahsiyetin patolojisi gözönünde tutulur. Kişiliğin ve onun bozukluklarının bütün tiplerini öğrenmek eğilimi çok eski devirlerden beri mevcut olmuştur. Bu konu ile hekimlerin yanı sıra, filozofları, devlet […]
May 02
Bilimlerin amacı, olaylar hakkında kanıtlanabilir bilgiler elde etmektir. Bu amaca erişmek için izledikleri sistemli yola, her türlü araştırma tekniğine yöntem denir. Değişik bilim dallarında birçok yöntem kullanılır. Psikoloji de diğer bilimlerin kullandığı yöntemlerin çoğunu kendi konusuna göre kullanır. Bunların başlıcaları betimleyici ve tanımlayıcı yöntemler, korelasyonel yöntemler, deneysel yöntemlerdir. Betimleyici ve Tanımlayıcı Yöntemler: Betimleme ve tanımlama […]
May 02
Saldırganlığın tanımı eylemin bizzat kendisi vurgulanarak yada eylemde bulunan kişinin niyeti vurgulanarak yapılabilir. Eylemin kendisi vurgulandığında saldırganlık başka kişilere zarar veren herhangi bir davranış olarak tanımlanmaktadır. Eylemde bulunan kişinin niyeti vurgulandığında ise hedefi yaralamak niyetiyle girişilen bir davranış olarak tanımlanır. Diğer bir tanım, öfkeli ve araçsal saldırganlık şeklinde yapılmaktadır.
May 02
“Öğrenmede geçiş” (transfer), “belli bir alanda” kazanılan bilgi, beceri ve alışkanlıkların, başka bir alana geçmesi anlamına gelir. Bu geçiş az ya da çok olabilir. “Öğrenmede geçiş” ise, belli bir konu ya da derste kazanılan bilgi, alışkanlık , beceri vb.ni diğer derslere ve günlük yaşama geçmesi veya , öğrenilmesinde kolaylık sağlanması demektir.Geçiş konusunda yapılan araştırmalar, iki […]
May 02
Davranış bozukluğunun temel özellikleri başkalarının temel haklarına saldırıldığı ya da içinde olunan içinde olunan yaşa uygun olarak başlıca toplumsal değerlerin ya da kuralların hiçe sayıldığı, tekrarlayıcı bir biçimde ve sürekli olarak görülen bir bozukluktur.