Davos’ta bu yıl Türkiye’yi temsil eden tek isim MB BaÅŸkanı DurmuÅŸ Yılmaz gösterilen ilgiye ÅŸaşırdı. Yılmaz, ‘Ben önceki yıllarda sıradan bir kiÅŸi olarak geliyordum. Bu yıl farklı, havaalanında karşıladılar, 2 koruma verdiler’ dedi.
Dünya Ekonomik Forumu’nun yapıldığı Davos’ta ‘One Minute’ krizi sonrası hükümet adına hiçbir bakan yok. Türkiye‘yi en üst düzey temsil eden Merkez Bankası BaÅŸkanı DurmuÅŸ Yılmaz CNBC-e Genel Yayın Yönetmeni Servet Yıldırım’ın soruları yanıtladı.
Geçen yıl yaÅŸanan ‘one minute’ krizi sonrasında kendisine bu yıl özel ilgi gösterildiÄŸini belirten Yılmaz, ‘Kamu sektöründen burada yalnız başına bulunmam benim iÅŸimi zorlaÅŸtırmıyor. Geçen yılki durumdan farklı bir durum, muamele var. Ben önceki yıllarda sıradan bir kiÅŸi olarak geliyordum. Havaalanında iÅŸlerimi kendim görüyordum. Bu sene farklı oldu, geldiler havaalanında karşıladılar, iki koruma verdiler. Åžu anda etrafımda iki koruma var. Geçen sene neyse, bu yıl da aynı benim için. Ama bu yıl özel muameleyle karşı karşıyayım’ dedi.
IMF’NİN KAYNAÄžI UCUZ
Yılmaz sözlerini şöyle sürdürdü:
- Orta vadeli programda 2010 için öngörülen tahmin yüzde 3.5 büyüme. Bunu yüzde 5′e daha yükseÄŸe çekebilir miyiz? Bunun için kaynaÄŸa ihtiyacımız var. IMF’nin bize yapacağı katkı buradan önemli, tabii ki siyasi bir karar.
- Ekonominin tümü için döviz ihtiyacı nedir, onu dikkate almamız lazım. Önceki dönemlere kıyasla bir miktar finansman ihtiyacı olabilir. Bu çerçevede rezervlerin bir miktar güçlendirilmesi gerekebilir. Bugün itibarıyla IMF’nin parası maliyet açısından daha ucuz olabilir. Gelen paranın Hazine’nin borçlarını ödemesinde kullanılması, borç çevirme oranının aÅŸağıya çekilmesinde kullanılması doÄŸru olur.
SON KARARI SİYASİ OTORİTE VERECEK
- BİZ rezervlerimizi, fiyat seviyesini etkilemeden güçlendirmeye devam edeceÄŸiz. Rezervlerdeki artış TL’ye baskı yapabilir.
- BİZ IMF ile görüşmelerde tarafız. Adım adım her gün karşılıklı olarak ilgili birimlerle temas halindeyiz. Bu açıdan biliyoruz ama yapılsın kararını verecek olan siyasi otorite. Görüşmeler bir noktaya geldi, bir karar verilmesi gerekiyor.
TL DEĞERLENMEYE DEVAM EDEBİLİR
- EKONOMİDE ikinci dip olasılığı görürsek ek faiz indirimi olabilir. TL değerlenirse ihale yöntemiyle döviz alırız. Beklentileri yönetemezsek işimiz elbette zor. Mevcut enflasyon dinamiği sürerse faiz uzun süre düşük kalır. Mevcut verilere göre enflasyon dinamikleri bozulmadı.
- MALİ kural konulmazsa para politikasıyla tepki verilir. Biz MB olarak görevimizin ne olduÄŸunu biliyoruz. Türkiye doÄŸru iÅŸler yaptığı sürece TL deÄŸerlenmeye devam eder.’
Liderler rol model olursa güven artar
Davos’un gediklisi Ferit Åžahenk: 35 bin kiÅŸiye iÅŸveren bir iÅŸadamı olarak gece rahat uyuyorsam bu birlikte çalıştığı insanlara duyduÄŸu güvenle mümkün oluyor…
DOÄžUÅž Holding Yönetim Kurulu BaÅŸkanı Ferit Åžahenk, Dünya Ekonomik Forumu’nun düzenlendiÄŸi Davos’ta ‘İş LiderliÄŸinde Güveni Yeniden Tesis’ baÅŸlıklı oturumda günümüzün ekonomik düzeninde, ÅŸeffaflığın önemini vurgulayan bir konuÅŸma yaptı. Åžahenk, güvenin en az büyüme ve karlılık kadar önemli olduÄŸunu söyledi.
BİZ ÖDEVİMİZİ YAPTIK
Türkiye’nin 2001 yılında özellikle bankacılık sektöründe büyük bir kriz yaÅŸadığına dikkat çeken Åžahenk, ‘Biz bugün Türkiye‘de gerçek bankacılık yapıyoruz. 2001′de devlet gerekli düzenlemeleri yaptı, güven tesis edildi. Elbette bankacılar da hata yaptı, ama artık krizleri çalışan, iÅŸveren ve toplum olarak birlikte sahiplenmeliyiz. Çünkü bugün binlerce kiÅŸi iÅŸsiz ve bunu aÅŸmak için birlikte hareket etmeliyiz’ dedi. 35 bin kiÅŸiye iÅŸveren bir iÅŸadamı olarak gece rahat uyumasının ancak birlikte çalıştığı insanlara duyduÄŸu güvenle mümkün olabileceÄŸini belirten Ferit Åžahenk, ‘Liderler güven açısından rol model olmalı. Çünkü gelecek ancak bu tarz liderlerle ÅŸekillenecek’ dedi.
Bilgi akışı da önemli
ŞİRKETLERİN medyayı bilgilendirme noktasında ÅŸeffaf olmaları gerektiÄŸine dikkat çeken Åžahenk, ‘Özellikle son iki yılda çok ciddi bir bilgi akışı var. Bu bilgi akışının bir fırsat olarak deÄŸerlendirilmesi gerektiÄŸini vurgulayan Åžahenk; ÅŸirketlerin, özellikle finansal sektörün kendilerini ifade etme açısından azami bilgi paylaşımı yoluyla toplumla aralarındaki güvenin yeniden kazanılması yönünde iletiÅŸim stratejilerini belirlemeleri gerektiÄŸini söyledi.
Yeni dünya düzeni, artık daha az riskle daha çok tedbir gerektiriyor
KÜRESEL ekonomik düzende ‘yeni normal’ aranıyor. ‘Daha az risk’, ‘daha çok ihtiyatın’ aranacağı yeni küresel mali sistemde ‘yeni normal’, daha çok düzenleyici ve denetleyici önlem içeriyor. Davos Zirvesi’nde, küresel krize neden olan eski standart ve sistemlerin yerine, yeni normalleÅŸmenin kuralları tartışılıyor. Yeni normalin prensipleri belirlenirken, yeni küresel mali sistemde, ‘yeni normal’ daha çok düzenleyici ve denetleyici önlem içeriyor. Bankacılık sistemindeki ihtiyatların artırılmasını da öngören sistem, ekonomistlere göre, bir anlamda ‘ak akçe, kara gün içindir’ prensibiyle hareket edecek. Davos’ta konuÅŸan eski ABD BaÅŸkanı Obama‘nın aksine bankalarla iyi geçinen bir baÅŸkan olarak tanıyordu. KonuÅŸmasında bankaların aleyhine sözler sarfetmemesi de Clinton’ın Demokrat Partili olmasına raÄŸmen Obama ile bu konuda anlaÅŸamadığına yoruldu…
(AkÅŸam)
alıntıdır