SOKRATES’ İN POLİTİKA GÖRÜŞÜ
Sokrat’ ın politika görüşü: Bu konuda da alçak gönüllü ve pratiktir. Ona göre, politikanın ilkesi adalet’ tir. Kendisi, politika iÅŸlerine karışmamış, fakat bu iÅŸe yetenekli insanlar yetiÅŸtirmenin cumhuriyete daha yararlı olacağını savunmuÅŸtur ve zamanında hiç bir deney ve bilgiye sahip olmayan insanların siyasal ve yönetimsel iÅŸlere karşı bir tutku besleyenleriyle alay etmiÅŸtir. O, devleti büyük bir aile saymış, evini yönetmekten âciz olanların devleti yönelebilmelerini olanaksız saymıştır. Ona göre, devleti ancak insanları tanıyan, seçmesini bilen ve mükâfatlandırabilenlerle devlete saygı ve itaati saÄŸlayabilenler yönetebilirler. Hükümdarların, kâhinler aracılığıyla ve kur’ a ile seçilmesine itiraz eder; bu, kendimizi tesadüfe terk etmek demektir. Bir pilotun, bir mimarın, bir flütçünün rasgele seçilmesi olanaksız olduÄŸu halde, devleti yönetecek olanları böyle seçmek deliliktir. Hükümdar, ülkeyi ulusun irade ve arzusuna uygun olarak yönetmezse, yasal (meÅŸru) deÄŸildir ve tutunamaz. Bu itibarla Sokrat, zorlama ve rastlantı üzerine kurulmuÅŸ olan her yönetim tarzına karşıdır. Ona göre, her ÅŸeyin esası bilim olduÄŸu için, politikanın esası da bilimdir; ancak bu bilimi bilenler ÅŸef olabilirler; fazla olarak esasen ÅŸefler bilgin olmalıdırlar. Bu bilim, yalnız felsefe, matematik… vb. gibi, ulusun genel arzusunu algılamak ve ona göre hareket etmek bilimdir. Bilim, zekâdan doÄŸan bir kuvvettir; politika da bu gerçeÄŸi kavramış olan ve olumlu bir kuvvete sahiptir. Zira, insanları yöneten kanunlar, doÄŸa kanunlarının aynı deÄŸildir. Politikanın amacı da hayır olmalıdır. Ulusun kanılarına karşın hareket etmek, hayrın aksini yeÄŸ tutmak demektir. Bu itibarla ulusal irade, mutlak hayırdır. Müstebitler, yalnız kendi isteklerini uygularlar; uluslar ise, kanun ve adaletin uygulanmasını isterler. Çünkü, genel hayır, bundadır. Bir ulus, üç ÅŸekilde yönetilebilir:
Aristokrasi:Yani, seçkin ve kanuna saygı duyanların yönetimi.
Plütokrasi: Yani, zenginlerin yönetimi.
Demokrasi: Yani. ulusun kendi kendini yönetmesi.
Sokrat, bunlardan hiç birini ayrıca savunmuÅŸ deÄŸildir. Yalnız ulus, ne suretle yönetilirse yönetilsin, ÅŸeflere düşen en büyük ve tek ödev, ulusun isteÄŸini yerine getirmekten ibarettir. Onun aristokrasiyi sevmediÄŸi ve genel olarak vaktiyle Solon’ un ıslah etmiÅŸ olduÄŸu eski Atina sitesinin yönetim ÅŸeklini istediÄŸi açıkça görülmektedir. Sokrat, yurttaÅŸları da üç tabakaya ayırmıştı:
Yöneten: Çoban.
Muhafız: Köpek.
Besleyen: Sürü.
(Yukarda Bilgi ve Yöntem’den söz ederken nakletmiÅŸ olduÄŸumuz Glaukon’ la arasında geçen sohbet, onun devlet adamı olacak olanlarda hangi bilgileri istediÄŸini pek iyi gösterir). O, “insanların kusurlarını düzeltmeye uÄŸraÅŸacak olanın, eÄŸer bir süre yaÅŸayacaksa devletten hiç bir görev almaması gerektiÄŸine” inandığı içindir ki, resmî görevlerden kaçınmıştır. Akıl ve adaleti her türlü insel otoritenin üstünde görmüş olan Sokrat’ a göre, Tanrı kayrası, .adalete bir akıl ve yaptırım (müeyyide) bağışlamıştır. Sokrat’ tan önce böyle düşünülmüyordu. Ona göre, erdemin kaynağı, tanrılar ya da Tanrı’ ydı. O, bu yanılmaz yasamacının (sari) taşıdığı kanunları, bizim geçici kanunlarımızın ebedî ve deÄŸiÅŸmez bir modeli gibi sayıyordu. Vakıa o, adaleti, “vatanın kanunlarına itaat etmektir” diye tanımlamıştı. O, kanunlara, âdeta eskilerin vatana taptıkları gibi tapıyordu. Kanunlar, iradenin üstünde yazılmamış, Tanrı tarafından tüm insanların yüreÄŸine iÅŸlenmiÅŸ ve her ülkede daima aynı ÅŸeyi emreden yazılmamış kanunların bulunduÄŸunu kabul ediyordu. (Ozan Sophokles de Antigone’ sinde bunu savunur). ÖrneÄŸin, her yerde adalet, tanrıları kutlamayı, ebeveyni sevip saymayı ve iyiliÄŸi tanımayı emreder ve yine her yerde bu adalet kanunu, bunlara aykırı hareket edenleri cezalandırır. Bu görünmeyen, fakat her yerde hazır ve nazır olan yüce bir yasamacının varlığına aracılık eder. Bu itibarla adalet, yalnız vatanın kanunlarına uymaktan ibaret deÄŸil, tanrılara ve tanrılığa da uymaktır. Onun, kaçıp kurtulması olaÄŸan olan bir ölümden niçin kaçmadığı, bu adalet ve kanun anlayışından da açıkça anlaşılmaktadır.
(Devam edecek)
Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuz yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.

Yorumlar
Henüz Yorum Yok.
Yorum Yazın